Yaratıcılık ve Psikiyatrik Bozukluklar Arasındaki Bağlantı Antik çağlardan beri insanlar yaratıcılık ve psikiyatrik bozukluklar arasında bir bağlantı olabileceğini düşünmüştür. Peki gerçekten "deli
profesörler" en acaip buluşları yapar, "şizofren ressamlar" en soyut
sanat eserlerini üretir? ya da yenilikçi bir tasarım yapmak için biraz
kaçık olmak mı gerekir?
Psikopatolojik ve nörolojik bozukluklarla yaratıcılığın karakteristik özellikleri arasında benzerlikler bulunmaktadır. Bipolar bozukluk,demans,dikkat kaybı bozuklukları, epilepsi ve şizofreni ayrı ayrı yaratıcılık ile karakteristik anlamda benzerlikler gösterse de, bu ilişkiyi kesin olarak kanıtlayabilecek bilimsel bir kanıt yoktur. Acaba bu ilişki bir neden-sonuç ilişkisi mi yoksa gerçekten direkt bir ilişki var mı?
1.bipolar bozukluk ve yaratıcılık kaynak:http://serendip.brynmawr.edu/exchange/node/1768
1949'da alman sanatçılar ve aileleri üzerine yapılan bir araştırmaya göre bipolar bozukluk ve yaratıcılık arasında tanımlanabilir bir ilişki vardır. bunun nedeni hem bipolar bozukluğun hem de yaratıcılığın genetik olarak nesilden nesile geçmesi olarak gösterilmiştir. bu ailelerde, genetik izolasyon nedeniyle gelecek nesillerde hem yaratıcı olup hem de bipolar bozukluk taşıma oranı yükselmektedir. yazarlar üzerinde yapılan başka bir araştırmaya göre, yazarların yüzde 80'i ciddi duygu-durum bozukluğu yaşamaktayken bu oran genel olarak topluma bakıldığında yüzde 30'da kalmaktadır. bir diğer çalışmada manik-depresif kişilerin yaratıcılık üzerine yapılan testlerde kontrol grubuna göre daha başarılı olduğu tespit edilmiştir.
bilgi işlemede bozukluk yaşanması belki de yaratıcılığı arttırmaktadır. ayrıca bu bozuklukları taşıyan kişilerin beyin taramalarında normal insanlara göre daha aktif bölgeler tespit edilmiştir ve belki bu bölgeler yaratıcılığı besleyen noktalardır.
2.demans (akıl bulanıklığı) ve yaratıcılık
kaynak:
Dr.Bruce Miller, ön temporal lob atropisi olan resim yeteneği yüksek
hastalar üzerinde çalışmalar yapmıştır. beynin sol kısmı sözel, sağ
kısmı ise görsel konularla ilgilidir. miller'ın hastalarının çoğunun
beyinlerinin sol kısmında dejenerasyon tespit edilmiş fakat sağ
kısımların normal olduğu görülmüştür. belki de sol kısımdaki aktivite
düşüklüğü, sağ kısmın çalışmasıyla alakalı olası müdahale ve
çakışmaları önlemekte ve sonuç olarak sağ kısım daha üstün
çalışmaktadır. fakat doktorlar bazı hastaların sol temporal loblarını
aldıklarında ve ameliyat sonrası yaratıcılıklarındaki artışı
ölçtüklerinde belirgin bir artış tespit edememiştir. bu her ne kadar
direkt olarak hipotezi çürütmese bile, kesin bir ilişki olduğunun da
kanıtlanamadığı anlamına gelmektedir.
3. dikkat kaybı bozuklukları ve yaratıcılık kaynak:http://borntoexplore.org/adhd.htm nikola tesla, edison, ve mozart bu hastalığa sahipti. dikkat kaybı bozukluğu bulunanlar ile yaratıcı
kişiler arasında ciddi benzerlikler vardır. gündüz düşleri, akademik
başarısızlık, konsantre olamama, ani mod değişiklikleri, sosyal
bozukluklar, başladıklarını bitirmede güçlük, dikkatsizlik,
hiperaktivite, heyecan, vb. (önemli not: ben çok yaratıcıyım sen bana
asosyal mi diyorsun şeklinde yorumlar yapmadan önce belirtmek isterim
ki, burada listelenen özellikler istatistiki olarak anlamlı bulunan
özelliklerdir, her örnekte birebir olacak anlamına gelmemektedir.)
araştırmalar göstermektedir ki, hem dikkat kaybı bozukluğu çekenler hem
de yaratıcı kişilerin zayıf bir düşünsel frenleme sistemi vardır. bu
durum akıllarına gelen şeylerin üstüste düşmesine ve birikmesine yol
açmakta ve yaratıcılığı tetiklemektedir. ayrıca araştırmalar
göstermektedir ki, ön beynin ciddi olmayan oranda zarar görmesi hem
dikkat kaybı bozukluğuna hem de yaratıcılıkta yükselmeye neden
olmaktadır.
4. epilepsi ve yaratıcılık kaynak:heilman, kenneth m. creativity and the brain. new york: psychology press, 2005.
dostoyevsky, edgar allen poe, flaubert. araştırmalar gösteriyor ki yoğun epilepsi nöbeti geçiren hastalar çok daha sık not almakta ve duygularını çok daha derin ifade edebilmektedir.
bu durumun da dolaylı olarak yaratıcılığı arttırdığı düşünülmektedir. fakat hastalarda bu durumun oluşmasının nedeni bilinmediği için direk bir bağlantı olduğu da kanıtlanamamıştır.
5. şizofreni ve yaratıcılık kaynak:http://www.biltek.tubitak.gov.tr/gelisim/psikoloji/klinik.htm şizofreni hastaları duygusal karmaşalar, sosyal hayata uyumsuzluk
gösteriyor ve duygusal tepkileri içinde bulundukları durumla
çelişebiliyor. ayrıca çeşitli ses ve görüntü halüsinasyonarı ve
sanrıları yaşanabiliyor. yaptığı kedi tasvirleri ile ünlü olan louis wain'ın
ö hayatının son on beş yılında şizofreni hastalığına yakalandığı
bilinmektedir. hastalığının başlangıcından ölümüne dek kedi
tasvirlerindeki değişim net olarak görülmekte. ![]()
bu durum gerçeklikten kopan algıların ve yanılsamaların gerçekmiş gibi tasvir edilmesini doğurur. yaratıcı kişilerin de normal dışı bir anlatıma sahip olması gerektiğini düşünürsek, şizofren bir sanatçının yaratıcı olarak algılanmasını anlayabiliriz.
sonuç olarak, psikiyatrik bozukluklar ile yaratıcılık arasında bilimsel olarak kanıtlanmış direkt bir bağlantı bulunmamaktadır denebilir. fakat tersi de kanıtlanamadığı için siz yine de bunalımda olduğunuzu hissettiğinizde bişiler yazıp-çizebilir veya işi deliliğe vurup çekinmeden deli saçması şeyler tasarlayabilirsiniz.
belki de çok yaratıcı olmanız gereken bir gün çareyi ön beyninize biraz zarar vermekte bulabilirsiniz ki bunun yöntemlerini burda tartışmak hem t.c. yasalarına aykırı ve suça özendirici olur hem de yaratıcı olayım derken sağlığınıza zarar vermenize yol açabilir.
Yazının orjinali BURADA


