Bulunduğunuz yer:


Amerika’da Tıp Öğrenimi

Makale İçeriği
Amerika’da Tıp Öğrenimi
Amerika’ya Tıp Öğrenimi için Gelmek - 1
Amerika’ya Tıp Öğrenimi için Gelmek - 2
Tüm Sayfalar

liberty.jpg

Mezun.com üzerinde Sn. Merih Sunay'ın yazmış olduğu"Amerika'da tıp öğrenimi" konulu 3 yazıyı birleştirerek ekliyoruz. Yurtdışında tıp eğitimi ile ilgili merak edilen bir çok konuya cevap verebilecek nitelikteki bu yazıları, umarız ki sizler de yararlı bulacaksınız.

Bu hafta ki yazımı, Sn. Çatal’ın, yurt dışında tıp öğrenimi üzerine Tevfik Şatır ile yaptığı mülakatı okuduktan sonra, "Amerika’daki Tıp Okullarına Başvuru" konusuna ayırmak istedim. Amerika’da tıp öğrenimi yapmak isteyenlere yardımcı olacağına inandığım ve bu yıl tıp okullarına baş vuran oğlum sayesinde edinmiş olduğum bazı genel bilgileri aktaracağım.

Öncelikle Amerika’da tıp öğrenimine başvurmak için dört yıllık bir üniversiteden başarı ile mezun olmak gerekmektedir. Amerika içinden veya uluslararası tüm öğrenciler üniversitenin son yılında tıp fakültelerine başvurabilirler. Ancak okullara başvurmadan önce, ABD vatandaşı ve ABD oturma izni olanlarının dışında, uluslararası öğrencileri de kabul eden okulları belirlemek gerekebilir, çünkü pek çok eyelet üniversitesi yabancı uyruklu öğrencileri tıp okullarına kabul etmemektedir.


Başvuru süreci genellikle üniversitedeki 3. yılın (junior olarak adlandırılır) sonunda başlar ve son yılın (senior yıl) ilk sömestiresinin sonuna kadar devam eder. Okuduğunuz alan ne olursa olsun ABD tıp fakültelerine başvurabilirsiniz. Yani diyelim ki lisans konunuz Tarih, Edebiyat, İngiliz Edebiyatı, Mühendislik, Hemşirelik, Öğretmenlik gibi ne olursa olsun tıp fakültelerine başvuru hakkınız vardır. Ancak son yıllarda bazı tıp okulları fen bilimi üzerine, örneğin Biochemistry, Biomedical, Biology, Chemistry vb alanlarda öğrenim görenleri daha güçlü adaylar olarak ele almaktadır. Bunun en önemli nedeni de ağırlığı biyoloji ve kimya olan tıp eğitiminde bu alanlarda başarılı bir ders geçmişi görmek istemeleridir. Yine de pre-medicine ders programları sayesinde her bölümden gerekli dersleri tamamlamış olan öğrenciler, kuvvetli adaylar olarak okullara baş vurabilirler. Pre-medicine dersleri her tıp okulunun “admission requirements” sayfalarında internette yayınlanmaktadır. İlgilendiğiniz okulların web sayfalarından bu bilgilere ulaşabilirsiniz. Genellikle belli kredi sayısında matematik (calculus), biyoloji, kimya, fizik, ingilizce, labaratuvar vb. dersleri şart koşarlar pre-med programlarında, bu kredi sayıları veya ders çeşitleri de okullara göre değişmektedir. Tıp okullarına başvurmak için gerekli bu kredileri tamamlamış olmanız şartı aranmaktadır. Türkiye’deki üniversitelerde okuyan öğrencilerin de eğitimlerinin son yılında sonunda ABD tıp okullarına başvurabilme hakkını elde etmek için, daha birinci sınıftan itibaren bu kredileri sağlayan dersleri almaya özen göstermeleri ve başarılı bir şekilde tamamlamaları gerekmektedir.

Okulların beklenen ders ve kredi gereklerinin yanısıra bir diğer şart da, son yılda alınacak olan MCAT (Medical College Admission Test) testleridir. Bu testler dört kısımdan oluşmaktadır 1-Verbal, 2- Biyoloji, 3- Fizik, 4- Writing İlk üç kısımdan alınacak test puanı toplamı maksimum 45 olmaktadır (her bölüm için maksimum puan 15 olabilir). Writing kısmı ise farklı biçimde değerlendirilmektedir. MCAT'nin web sayfasına (http://www.aamc.org/students/mcat/) göz atarak komputerize edilmiş olarak verilen bu sınavların içeriği, yapısı, puanlama, sınav tarihleri ve sınav merkezleri hakkında geniş bilgi alabilirsiniz. Princeton Review ve Kaplan gibi şirketlerin MCAT hazırlık kursları Amerika dışında da, örneğin Türkiye gibi pek çok ülkede verilmektedir, biraz pahalı olmakla beraber bu kurslara katılmak, oldukça zor olan bu sınava hazırlanmak açısından, özellikle uluslararası öğrencilere çok yararlı olacaktır.

Başvurduğunuz okullar açısından şanslı-kuvvetli bir aday olabilmeniz için MCAT ‘den en az 30 puanlık bir başarı göstermeniz gerekecektir. Herşey iyi bir üniversite mezuniyet derecesi ve güzel bir MCAT puanı ile de bitmiyor. Üniversitede okurken akademik çalışmalarınız yanısıra yaptığınız diğer şeyler de tıp okulları “aday kabul komiteleri” (admission committee) için çok önemli. Örneğin lisans öğreniminiz sırasında bir araştırma labaratuvarında veya araştırma kliniklerinde (ücretli/ ücretsiz) çeşitli projelerde çalışmış olmanız, bölgenizde bulunan çeşitli sağlık kuruluşlarında, klinik ve hastahanelerde yaptığınız uzun dönemli (en az bir yıl) gönüllü çalışmalar, yaşadığınız bölge için yapmış olduğunuz, katıldığınız veya başlattığınız insan ve toplum sağlığı ile ilgili gönüllü projeler gibi. Bunların olması şart, eksikliği ise kabul edilmenizi tamamen riske sokan en önemli faktörlerden biri olacaktır.

ABD tip okullarında kabul komitelerinin aday öğrencilerde aradığı en önemli üç şey çok başarılı ders ortalaması ve yüksek bir MCAT puanı ile akademik olarak ne kadar güçlü olduğunuzun ispatı, sonuncusu işe; yapmış olduğunuz araştırma, insan sağlığı ile ilgili her türlü gönüllü çalışmalar, etkinliklerle ortaya koyduğunuz uzun ve tutarlı bir aktivite listesi ile ispatlaya bileceğiniz doktor olma tutkunuzdur.

Bunlar tamam ise bir diğer önemli başvuru kriteri de referans mektuplarınızdır. Üniversitede ki hocalarınız, klinik, veya araştırma labaratuvarı şefleriniz, gönüllü olarak çalıştığınız hastahanelerde ki doktorlar, bölüm şefleri vb gibi, sizi yaptığınız işler, çalıştığınız projeler ile tanıyıp, hakkınızda olumlu referans mektupları yazabilecek kişilerden istenmesi gerekir bu mektupların. Bunların özenle seçimi, üniversitedeki 3. yılınızda (junior) bu kişilere konuyla ilgili başvurunuzdan çok önce ricanızı bildirmeniz, zaman kazanmak ve başvuru mektuplarının gecikmemesi açısından da oldukça önemli.

Başvurular direct olarak AAMC’ye (Association of American Medical Colleges) online’da yapılacağından, gerekli tüm detayı http://www.aamc.org/audienceamcas.htm linkinden öğrenebilirsiniz. İstediğiniz referans mektuplarının da, sizin elinize hiç bir şekilde geçmeden direct AAMC’ye gideceğini belirtmeliyim. Amerikan Tıp Okullarına başvurularınız için önerebileceğim en harika kaynak işe, yine AAMC nin yayınladığı “ Medical School Admission Requirements United States and Canada 2007-2008” çok mükemmel hazırlanmış rehber kitap diyebilirim (kitap her yıl yenilenmektedir). Okullara başvuru hakkında genel bilgilerin yanısıra ABD ve Kanada da yer alan yaklaşık 140 küsur adet tip okulları hakkında geniş bilgilere ulaşıp, bu okulların kabul şartlarını öğrenebilirsiniz. Amazon.com dan veya Barnes and Noble’dan internet yolu ile sipariş etmenizi, hem de olabildiğince erken bu kitabı edinmenizi öneririm.

Hem öğrencilerim aracılığı ile çalışma hayatımda karşılaştığım örnekler, hem de 3 yaşından beri “doktor olacağım!” diye tutturmuş olup, çok uzun yıllardır doktor olmak için tutku ile kendini bu yarışa hazırlayan oğlumu gözlerken edinmiş olduğum izlenimlerim doğrultusunda Türkiye’den bu yarışa katılacaklara söyleyeceğim en önemli şey, Amerikan öğrencisi için bile çok çetin ve rekabetçi olan bu başvurulara Türkiye’de okuduğunuz üniversitenin 1. ci sınıfından itibaren başlayarak, gereken her şeyi zamanında tamamlayın.

Tıp okullarına kabul edilen öğrencilerin en belirgin ortak özellikleri akademik olarak çok başarılı olmaları ve doktorluk mesleğine dair bilinçli bir tutkuyu yaptıkları-katıldıkları etkinlikler ile ortaya koymuş olmalarıdır. Akademik geçmişiniz, gönüllü çalışmalarınız, yazları çalıştığınız işler, yurt içi veya dışında akademik çevrelerde katıldığınız internship’likler, akademik projeler, referans mektupları, aldığınız ödüller, ünvanlar, başvuru için hazırladığınız kişisel essay’ler, kişiliğiniz, liderlik aktiviteleriniz, sorumluluklarınız vb kısaca, bu yarışta yaptığınız her şey hesaba katılıp, yapmadığınız her şeyden hesap sorulacaktır. Bu öyle bir yarıştır ki hem emek hem de maddi olarak çok şeyler vereceksiniz. Ancak doktor olmayı küçük yaştan beri tutku ile isteyen ve amaç edinen herkesin severek katılacağı heyecanlı bir yarış olacağından kuşkunuz olmasın.

Kendimi bildim bileli, inandığım şey, kafaya koyduğumuz şeyleri yapabilmek gücümüzün de bizimle olduğudur. Bazı amaçlar daha zor, daha yorucu, daha kompleks olabilir, ama bir kez kafaya koyup, özenli planlar yapıp, ulaşacağımız doğru yolları öğrenip kullandığımız taktirde, amaçlara ulaşamamak gibi bir hayal kırıklığı olmaz diye düşünenlerdenim. Güzel ve anlamlı amaçları tüm çabaları ortaya koyup denemenin keyfi de başka...

Hepinizin şansı bol olsun (Oğlum da dahil “Bol Şanslar Can”)!

Merih Sunay- Augustos 14, 2007
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

KAYNAK






İlgilenebileceğiniz diğer yazılar: