Merhaba,
Bu yazımızda TAMGÜN YASASI’nın getirdikleriyle değişmeye başlayan malpractice sigortasının ara yüzünde ve olabilecek gerçek yüzünde yapılabilecekleri anlatmaya çalışacağız.
Kanun Tasarısının Genel Kurula gönderilen son halindeki EK8’inci madde şöyle demektedir:
“Zorunlu sigortalara ilişkin teminat tutarları ile uygulama usul ve esasları Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir.”
Henüz Hazine Müsteşarlığınca böyle bir çalışma yapılmamıştır. Yani Zorunlu Doktor Mesleki Sorumluluk Sigortası’nın teminatları, özel şartları, kapsam dışı durumları henüz belli değildir. Hazine Müsteşarlığının çalışmaları bittiğinde Resmi Gazetede yayınlanacak ve herkes aynı anda duyacaktır. Bu bekleme sürecinde kesin görüşler öne sürenleri dikkate almamak gerekir. Ancak mantıklı tahminler yapılabilmektedir ve yapılmalıdır.
Bu yazı da bizim tahminlerimizden oluşmaktadır. İlk ve kuvvetle muhtemel tahminimiz şudur:
Bir aracın, biri zorunlu trafik sigortası, diğeri isteğe bağlı kasko sigortası olmak üzere iki sigortası vardır. Zorunlu Doktor Mesleki Sorumluluk Sigortası, zorunlu trafik sigortası işlemini görecektir. Diğeri isteğe bağlı olacak ve tamamlayıcı poliçe olarak tercihe bırakılacaktır. Riskli dal doktorları, riskli olmasa da yoğun çalışılan ortamlardaki doktorlar, isteğe bağlı poliçeyi de yaptırmak ihtiyacı hissedeceklerdir. Çünkü bugün araçların zorunlu trafik sigortalarında, karşı tarafa verilen maddi hasar 15.000 TL’ye kadar karşılanmaktadır. Kaskosunu yaptıran araç sahibi, karşı tarafa verilen maddi zararda sınırsız teminat satın almakta ve trafik sigortasının karşılamadığı farkı bu poliçeden temin edebilmektedir.
Malpractice poliçelerinin de aynı uygulamaya yakın bir sistem olacağını düşünüyoruz. Ancak Zorunlu Doktor Mesleki Sorumluluk Sigortasında, Hekim Sorumluluk Sigortası Klozundaki (Kloz: sigortaların kapsadığı maddeler) kapsam dışı durumlar aynen geçerli olursa, o zaman şöyle bir zorunlu poliçeden söz ediyoruz demektir:
1) Manevi tazminat taleplerinin yüzde ellisini poliçeyi yapan sigortacı, kalanını doktor ödeyecek.
2) Jinekoloji ve Üroloji için üremeye yardımcı ve üremeyi önleyici müdahalelerin hepsi kapsam dışı olacak.
3) Plastik Cerrahi, KBB, Dermatoloji, Diş Hekimliği için güzelleştirme amaçlı isteğe bağlı müdahaleler kapsam dışı olacak.
4) Genel Cerrahi için organ kullanımından doğan sorumluluklar kapsam dışı olacak.
5) Tüm cerrahi dalları için kan kullanımından doğan sorumluluklar kapsam dışı olacak.
6) Tüm dallar için her tür patojenin bulaştırılması ve tedavisinden doğan sorumluluklar kapsam dışı olacak.
Bugün itibariyle, isteğe bağlı poliçelerin birçoğunda, yukarıdaki 6 kapsam dışı durum, kapsam dâhiline alınmıştır. Eğer uygulama böyle olursa, o zaman isteğe bağlı poliçeler tamamlayıcı öğe olarak yine yoğun rağbet görecektir. Doktorlar, kurum idaresinin poliçe priminin yarısını ödemeyi kabul etmesi durumunda, isteğe bağlı poliçeleri ile yola devam etme hakkına da sahip olabilirler. Bu tercih doktorlara da bırakılabilir.
Ancak yukarıdaki 6 maddenin de kapsam altına alındığı bir zorunlu poliçe ile de uygulama başlayabilir. Tabii teminat limitleri de yüksek tutulmalıdır. Yani zorunlu poliçenin, her durumu kapsam altına almış ve teminat limitlerinin de Türkiye şartlarında yeterli olabilmesi gerekmektedir. O zaman isteğe bağlı poliçelere çok fazla ihtiyaç kalmayabilir.
Ya da tüm bu tahminlerin dışında, tüm sigorta şirketlerinin poliçelerinin özel şartları ve yıllık teminatları aynı olmak üzere tek tip bir poliçe yapılması karara bağlanabilir. O zaman geçmişten gelen poliçelerin iptal edilmeleri gerekmeyecek, yenileme zamanı geldiğinde, yeni tip poliçeye geçiş yapılarak, hak kayıplarının önlenmesi sağlanabilecektir.
Hangi durum uygulanırsa uygulansın, doktorlar tarafından yapılması gerekenler aşağıdaki gibi olmalıdır:
1 Ağustos’ta başlayacak ve 31 Aralık’a kadar her hastanenin uygulamaya geçişi zorunlu olacaktır. Gerek kamu gerekse özel hastanelerin bu süreyi sonuna kadar kullanarak, son günlerde uygulamaya geçiş yapması beklenmektedir. Kamuda kalmaya karar vermiş olan doktorların, yaptırmış oldukları bir poliçe varsa, onu iptal ettirmeden devam etmelerini, günü geldiyse yenilemelerini öneriyoruz. Geçmişte poliçeli olduklarından dolayı kazanılmış haklarını kaybetmemeleri gerekir. En önemlisi bekleme sürecinde poliçesiz kalmamalı, çünkü uygulama başladıktan sonra dava sayısında olabilecek tahmini artışa istinaden, poliçesiz bekleme sürecindeki müdahalelerin de bu artıştan nasibini alabileceğini unutmamak gerekir. Her halükarda, bu poliçenin iptali söz konusudur. Zorunlu sigorta varken, isteğe bağlı poliçenin olması gereksiz göründüğü durumda bu poliçe iptal edilebilir. İptal edildiğinde ödenmiş fazla prim, gün esası itibariyle doktora iade edilir. Ancak yukarıda belirttiğimiz tahmini durumların gerçekleşme ihtimaline karşılık, poliçe iptallerinin veya yenileme yapmama durumlarının ileride sakınca doğurabileceğini söylemek isteriz. Bekleme süresini boşu boşuna poliçesiz geçirmek, riskli ve gereksiz bir davranış olabilir.
Bugüne kadar poliçe yaptırmamış olan doktorlarımızın, henüz kendilerine açılmış bir davaları yoksa şanslarını yılsonuna kadar zorlayarak ve biraz daha dikkatli davranarak bu süreyi de poliçesiz geçirmelerinde bir sakınca yok diye yönlendirme yapma hakkımız tabii ki yok. İlerde bu süreçteki bir müdahaleden dolayı dava açılırsa, bizim vebalimizin hesabını sorma hakkı doğar doktora. Bu yüzden bir an önce isteğe bağlı poliçenizi yaptırın, gerekiyorsa günü geldiğinde iptal ettirirsiniz, diyoruz.
Özel hastane ve polikliniklerde çalışan doktorlar için söyleyeceklerimiz de kamuda çalışanlar için söylediklerimizden pek farklı değil. Özelde çalışan doktorların var olan poliçelerini, haklarını kaybetmemeleri açısından, bekleme sürecinde de yenilemelerini, hatta henüz poliçe yaptırmamış olan doktorlarımızın, poliçesiz olmak yerine, bir an önce poliçeli olmalarını temenni ediyoruz. Yukarıda söz ettiğimiz gibi, uygulama başladığında yağmur gibi gelecek olan davalardan, bu süreçteki müdahaleler de nasibini alırsa, bu davaları en azından poliçeli olarak karşılamış olurlar. 1 Ağustos’tan sonra çalıştıkları özel hastane yılsonuna kadar tüm doktorlarının poliçeli olmasını sağlamak durumundadır. Hastane idarelerinin bu iş için son güne kadar beklemeleri doğal karşılanmalıdır. Yılın son gününden sonra doktorlarının yürürlükteki poliçelerinin kalan ödemelerinin yarısını idarenin ödemesi durumu oluşabilecektir.
Hem kendi muayenehanelerinde, hem özel hastanelerde konsültan ya da ziyaretçi doktor olarak çalışan doktorlarımıza gelince, kanuna göre henüz poliçe yapmamış olanlar, kendi poliçelerini 2010 yılı sonuna kadar kendileri yaptırmak zorundadırlar. Onlar için de aynı tavsiyeleri yazmakta fayda var. Geçmişten gelen poliçelerini yenileme gününde ardışık olarak yenilemelerini, henüz poliçe yapmamışlarsa, vakit kaybetmeden poliçeli günlere geçiş yapmalarını öneriyoruz.
Ancak poliçe seçiminde, ilk yazımızda yazdığımız önerilere dikkat edilmesini özellikle tavsiye ediyoruz. Sadece bulunsun diye poliçe yaptırmamak, ince eleyip sık dokumak, gerçekten uzmanlık dalına uygun poliçesi olan ve hasar zamanında yanında olacağına inanabildiği sigorta şirketi ile anlaşmak, poliçeyi yapacağı acenteyi ve temsilcisini de iyi seçmek, dikkat edilmesi artık son derece önemli olan faktörlerdir. Bu durum artık oldukça ciddi platformlara taşınmıştır. Uygulamaya geçiş tarihinden sonra poliçe yaptırmamış olanlar için 5.000 TL para cezası verilecektir.
Olayın asıl düşünülesi boyutu şudur: ABD’de Institute of Medicine raporunda ölüm nedenlerinin beşte birinin tıbbi hatalardan olduğu belirtilmiştir. Alt yapısı yeterli olmayan sağlık sistemimizde, ilaç, cihaz, hizmet sistemi ve eğitimsiz personel hatalarının da sırtına yüklenmiş olan ve günde ortalama 50 hastaya bakması icap eden 100.000 doktorumuzun her birinin yılda bir kez istemeden dava konusu olabilecek hata yapabileceğini varsayarsak, yılda 100.000 dava hâkimleri oldukça zorlayacaktır. Bunların sadece onda birinde davacının haklı bulunduğunu düşünürsek, her yıl 10.000 adet tazminat hak eden hasta ya da hasta yakını olacaktır. Ortalama 50.000 TL ödenecek olsa karşılayabilmek için 500.000.000 TL tutarında fon gereklidir. Poliçe primleri 5.000 TL’den az olmamalı ki bu fon 100.000 doktor poliçesinden sağlanabilsin.
Bu ihtimal hesap afakî gibi gelebilir. Ancak şunu unutmamak gerek. Bu sistemin uygulanmaya başlamasından sonra, toplum içinde yaşadığı varsayılan, geçim sıkıntısı içindeki, ajitasyonu kazanç bellemiş, kolay parayı maharet sayan insanlar için cazip hale gelecektir. Haklı ya da haksız her hak sahibi olduğunu düşünen kişi, nasıl olsa var diyerek, fondan yararlanmak için hakkını arayacaktır. Hatta bu kişileri hakkını aramaya ikna edecek hukuk uzmanları da artacaktır. Bugün bile büyük illerimizin meydanlarında konuyla ilgili tabela asmış, gazetelere ilan vermiş olan hukuk büroları sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Biz sigortacılar bugüne kadar sır saklama kanununa riayet ederek isteğe bağlı malpractice sigortası yapmış olan doktorların ismini ifşa etmemeye özen gösterdik. Ama şimdi bu durum kanunla zorunlulaştırılıyor.
YUKARIDAKİ ÖRNEK, ÜLKEMİZ İÇİN BİR İKİ SENEYE KADAR İMKÂNSIZ BİR TABLO DEĞİL.
Kanunun çıkarılma gerekçeleri Avrupa ülkelerinden örneklerle süslenmekte. Ama orada geçim sıkıntısı içinde olan, ajitasyonu kazanç bellemiş, kolay parayı maharet sayan insan sayısı sevgili Türkiye vatandaşlarına oranla çok az. Üstelik o ülkelerin sağlık sistemleri, ilaç kontrolleri, cihazları, hizmet sistemi ve personel eğitiminin en üst düzeye getirilmiş olması gerçeğini görmezlikten gelmemek gerek. Doktor hatalarının asgariye indirildiği, hayat standardı yükselmiş vatandaşların yaşadığı ülkelerde, bu tür fonlar gerçek hak sahibi kişilerin korunması amacını taşır. Ancak bu iki gerçeğin henüz oturtulmadığı ülkemizde maalesef suiistimale açık bir şekil olacaktır. Sonuçta zorunlu poliçeleri de isteğe bağlı poliçeleri de biz yapacağız. Yani uzun vadede olan, sağlık sektörünün emekçilerine ve sigortacılara olacak gibi görünüyor. Gelişmiş ülkelerde bile tıp dalındaki sorumluluk sigortalarından zarar edip çekilen birçok sigorta şirketinin olduğunu biliyoruz.
Tüm bunların tahmini fikirler olduğunu, TTB’nin halen TAMGÜN YASASI’nın birçok maddesine kanuni yollardan itiraz ve düzeltme çalışmalarını yürüttüğü şu dönemde, poliçeli olup gelişmeleri beklemekte fayda vardır. Sağlıklı günler dilerim.
Saygılarımla,
Edip AYTEKİN
Anadolu Sigorta
GDS Acenteliği/Bakırköy-İstanbul
http://malpraktis_danismani.sitemynet.com/malpractice/
gdssigorta
[at] hotmail [nokta] com
İlk yazı: http://www.beyazonluk.com/makaleler/230-malpractice-sigortasi.html


