“Tıpta Hangi Uzmanlık?” yazımız ile TUS’da seçilebilecek uzmanlıklar ile ilgili dilimiz döndüğünce bilgi vermiştik. Bu yazımızın devamı niteliğinde, Türkiye’deki klinikleri tanıtmaya da başlıyoruz. İlk olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı’nı tanıtma amacıyla bölüm başkanı değerli hocamız Prof. Dr. Yücel Kanpolat ile keyifli bir röportaj gerçekleşirdik. Aynı zamanda Türkiye Bilimler Akademisi başkanlığı da yapan hocamıza, değerli zamanınından bize yer ayırarak hem kendisi, hem kliniği, hem de beyin cerrahisi ile ilgili sorularımıza verdiği cevaplardan ötürü teşekkür ediyoruz. Keyifli yazımızı okumadan önce bilgi edinmek için aşağıdaki bağlantılara göz atabilirsiniz…
A.Ü Tıp Fakültesi , A.Ü. Tıp Fak. Beyin Cerrahisi bölümü , Türkiye Bilimler Akademisi , Prof. Dr. Yücel Kanpolat kişisel sayfası , Prof. Dr. Yücel Kanpolat özgeçmiş
Sayın hocam, öncelikle yoğun programınız içerisinde bize bu fırsatı sunduğunuz için teşekkür etmek istiyoruz. Yazımızın öncelikle nöroşirurji alanında uzmanlık yapmak isteyen adaylar için bilgilendirici olması amacındayız. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim dalı ve sizi tanımanın da bu yolda, onlara bir fikir vereceğini düşünüyoruz.
Beyazonluk.com - Popüler Tıp Kültürü röportajı
-Sayın hocam öncelikle sizi kısaca tanısak?
Ben Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Nöroşirürji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi ve Anabilim Dalı Başkanı’yım. Ayrıca, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA)’nın Başkanı’yım. Nöroşirürjide uzun süre çalıştım. Özellikle nöroşirürjinin ağrı cerrahisi konusunda birikim sahibiyim. Bu birikimimi yayınlar aracılığıyla ve çeşitli kurslarla hem yurt içindeki hem yurt dışındaki meslektaşlarıma duyurdum.
-Peki neden “nöroşirurji” uzmanlığını seçtiniz? Çocukların büyük çoğunluğu ilerde beyin cerrahı olmak istiyorum diyor, doktor değil beyin cerrahı. Sizinki de böyle bir çocukluk hayali miydi?
Değildi. Bizim çocukluğumuzda zaten beyin cerrahisi çok gelişmiş te değildi. Türkiye’de ve dünyada beyin cerrahisinin geliştiği yıllarda ben şanslı olarak doktor oldum. Sonra doğuda 3 yıl görev yaptım. Sonra da nöroşirürjinin gelişimini görerek ortopedi yapmayı planlarken yönümü nöroşirürjiye çevirdim.
-Asistanlığınız nasıl geçti? Ne bekliyordunuz, neyle karşılaştınız?
Asistanlığım çok zor koşullarda geçti. Çok çalıştım. Çok yoruldum. Çok ta öğrendim. Bu işler çok çalışıp yorulmadan öğrenilmiyor. Yaptığınız işi adeta refleks haline getirebilmek için fazla miktarda yapmalısınız. Bizim çalıştığımız şartlarda da biz herşeyi öğrenmek zorundaydık. Örnek verecek olursak, ben röntgen filmi çekebilirim, banyo edebilirim, EEG okuyabilirim, araştırma laboratuvarında tek başıma köpek dahil araştırma hayvanı uyutabilirim, tabii ki beyin cerrahisinde her tür ameliyatı da yapabilirim. Bu eğitimden geçen her genç doktor, ki bizim asistanlarımız böyle bir eğitim alırlar, kanımca Afrika’da da çalışabilir, Harvard’da da. Bununla övünebilirim, tabii ki önce kendi adıma değil, yetiştirdiğimiz sinir cerrahları ve ülke adına.
-Bölümünüzde asistanlığa başlayanlar karşınıza ilk defa geldiklerinde söyledikleriniz nelerdir? Adaylar sizce neden nöroşirurji yi seçmeli veya seçmemeli?
Gelen asistanların hepsine söylediğim şeyi size de söyleyebilirim: Nöroşirürji zor bir alandır, ancak tıbbın eliti nöroşirürjidir. Dayanmak zordur. Adam olmaya niyetliyseniz, adanmışlığınız varsa burada kalın ve deneyin derim. Gelenlerin yarısı ayrılır, bence iyi ki de ayrılır.
-Biraz da kliniğinizden bahsedelim, bölümünüzde kaç uzman, kaç asistan var?
Bölümümüzde 10 öğretim üyesi, 2 uzman var (yakında doçent olacaklar). Bugünün koşulları altında mezun ettiğimiz gençleri başasistan olarak istihdam etmemiz aşağı yukarı mümkün değil. Doğunun gelişmemiş yerlerinde doktor yoksa ücreti yüksek tutarak bu bölgelere doktor gönderilebilir ki bu kısmen yapılıyor, ama oraya giden doktorlar lokal politikacıların kaprislerine kurban edilmemeli, yani bu ülkede sanayiciler için mecburi hizmet yok, şarkıcılar, türkücüler için mecburi hizmet yok. Peki niye doktorlar için var? Bu bir insanlık ayıbıdır. Bir yerde talep var ve arz yoksa talebi karşılayacak bir sistem kurularak bu sorun halledilebilir. Bu hem tabip odalarının ve meslek örgütlerinin, hem de Sağlık Bakanlığı’nın kusurudur. Bütün bu hizmetlerin üstüne nöroşirürji gibi 6 yıllık ağır bir eğitimi sırtlamak tabii ki çok kolay değildir. Tıbbiyenin üstüne altı sene ihtisas, iki yıl mecburi hizmet, birbuçuk yıl askerlik, biraz insaf istemek haksızlık mıdır? Bir yandan biz hekimlerimizin yetenekli, çalışkan ve fedakar olmasını isteyeceğiz, karşılığında da dayatmalarla hekimleri cebren istihdama zorlayacağız. Bu doğrudur diyenlerle hiç değilse tartışmak isterim. 12 tane asistanımız var, rotasyonlarla önemli bir zamanımız kanımca israf ediliyor, en çok ta nörolojide. Artık tanı yöntemleri gelişti, üstelik nöroloji rotasyonlarında istekliler belli alanlara yönlenebilir ama bana göre bu on ay uzundur, yeterince yararlı değildir. Daha yararlı hale getirilmelidir. Rotasyon zamanını kliniklerin rutin işlerini yaptırmak için kullanıyorlar, bu durumdan da memnun değilim ama bir şey yapmak elimden gelmiyor. ![]()
-Peki yılda (2 TUS süresinde) kaç asistan alıyorsunuz ve yeni gelen bir asistan kaç nöbetle başlıyor?
Bu rakam her yıl değişiyor, asistanlar çok nöbet tutarlar. Nöbet tutmaktan başka bir şeye zamanları olmaz. Kıdemleri arttıkça nöbet sayıları azalır, yani bizim kliniğimiz yan gelip yatılacak bir yer değil.
-Asistanlarınızın özellikle ilk zamanlarda karşılaştığı en büyük güçlükler neler oluyor? Ayrıca nöroşirurji genelde istifaların çok olduğu bir bölüm, istifa edenlerin sebepleri genelde ne oluyor?
Tabii ki en büyük sorun yorgunluk! İstifaların sebebi de o. Bu herkesin dayanacağı bir iş değil. Biraz idealizm de tabii lazım. Yaşadığımız dünyada bu tavır çok makbul değil, hatta bazıları enayilik bile diyebiliyor; ama ben görüşümde ısrarlıyım. Şartlarımız çok mükemmel değildir ama biz iyi nöroşirürjiyen yetiştiririz. Dayanmayı göze alanlar buraya gelebilir. Üstelik alınan para da kötüdür.
-Asistanlar ve öğretim üyelerinin ilişkilerinden biraz bahseder misiniz? Yeni başlayanların uyum sorunu oluyor mu?
Yeni başlayanlara biz çok sıcak davranmayız. Kıdemleri arttıkça yerleri olur ama benim bildiğim bizim klinikte insanları ezmeyiz. Öğretim üyeleri de asistanları sever ve motive etmeye çalışırlar.
-Bölümünüzde asistanlarınız ne zaman ameliyatlarda sorumluluk almaya başlıyorlar? Ve uzman olmadan önce yaptıkları vaka sayısı nedir acaba?
Sorumluluk almak hemen olabilecek bir şey değil. Kıdemi arttıkça sorumlulukları da o ölçüde artar. Ben yetiştirdiğimiz arkadaşların gittikleri yerde herşeyi yapabildiğini biliyorum. Tabii az yapılan kritik belli bazı ameliyatları da özel gayretle yapabilirler. Yani her mezun olan baziler anevrizmayı kliplemiştir diyemem, bence kliplememeli de zaten.
-Kliniğinizin yatak sayısı ve hasta sirkülasyonu nasıl?
Yatak sayımız kanımca yeterlidir, eskiden 70 yatağımız vardı; şimdi bunun miktarını azaltmak istiyoruz. Yıllık ameliyat sayımız 1500 etrafında dolaşır. Bu bütün dünya için iyi bir rakamdır. Vakaların büyük çoğunluğu kraniyal büyük vakalardır; her tür vakayı görmek ve yapmak imkanı vardır.
-Kliniğinizde teknolojiyi yakından takip ediyor musunuz? Yeni teknolojiler kliniğinize ve ameliyathanenize ne zaman geliyor?
Önce şunu söylemeliyim: Aptallar aletlerle de aptaldırlar. Aletler kötü bir kliniği iyi bir klinik haline getirmez. Biz de gerekli aletlerin birçoğu var ama bunların son yıllarda devletin üniversite politikaları nedeniyle devamlılığı yok. Navigasyonu almışsınız ama yenileme imkanınız yok, veya yeni alet almışsınız doğru dürüst kullanmasını bilen teknisyeniniz yok. Türkiye’de maalesef işin bu boyutlarına kimse bakmıyor.
-Akademik konulara değinecek olursak, acaba kliniğinizde senede kaç tane yayın yapılıyor ve Türkiye genelinde durumunuz nasıl?
Tersten başlayayım. Türkiye genelinde iyiyiz. Türkiye de dünya genelinde nöroşirürjide yayın ve akademik çalışmalarda iyi bir yerdedir. Biz dünya genelinde, yayında 5. ila 10.luk arasında bir yerde dolaşırız. Bu müthiş bir performanstır. Avrupa Beyin Cerrahisi’nin en prestijli ödüllerinden Araştırma Ödülü üç kez Türk beyin cerrahları tarafından alınmıştır. Bu da müthiş bir performanstır. Ayrıca, ülkenin çok uygun olmayan şartları içinde araştırma yapan çok değerli genç bilimciler var, sadece Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de değil, Samsun’da, Diyarbakır’da, Van’da da var. Bu durum kanımca Türkiye’nin en büyük zenginliğidir. Yetkili kişiler bunu görüp bu alanı desteklemelidir. Türkiye Avrupa Birliği’nin fonlarının önemli bir kısmını verdiğinden fazlasıyla geri alabilir, yeter ki bu araştırmaları yapan merkezlere bütçeden araştırmaların niteliği ve değerliliği ölçüsünde para akabilsin.
Beyazonluk.com
-Nöroşirurji alanına dönecek olursak, sizce Türkiye’de durum nasıl? Beyin cerrahlarının hem eğitimi hem de maddi kazancı açısından soruyorum bunu. Ayrıca Türkiye, beyin cerrahisi açısından Avrupa ve Dünya ile kıyaslandığında sizce nerede?
Türkiye’de hekimlerin kazançları iyi değil. Dahası siyasiler bir çok bozukluğun yükünü hekimlere çıkarıyorlar. Ben Türkiye’de hekimlerin iyi olduğu kanaatini taşıyorum. Beyin cerrahları da en iyilerdendir. Emeklerinin karşılığını alamazlar, sürekli fedakarlık talep edilir. Şimdi bir de başımızda Avrupa’ya özenerek yaptığımız ceza yasası var. Burada kanımca eksiklikler var. Avrupa’nın genel doğruları Türkiye için mutlak doğru değildir, bunu tartışacak meslek odalarına ve siyasetçilere ihtiyaç var. Bu arada söyleyeyim, bizim meslek odamız en iyilerinden birisidir. Tabipler Birliği’nin, tabip odalarının ve Sağlık Bakanlığı’nın işe ciddiyetle eğilip çalışması gerekiyor.
-Geçmiş ile şimdiyi kıyaslarsak, nöroşirurjideki değişim nasıl? Ve gelecekte nasıl gelişmeler bekliyorsunuz?
Geçmişe göre çok ilerdeyiz. Bu bütün dünyada böyle. Tanı yöntemleri, anestezi, hasta bakımı çok gelişti; gelişmeyen tek şey üniversite hastanelerinin yokluğa mahkum edilmesidir. Bunun çözümlenmesi lazımdır. Nöroşirürji nasıl gelişti derseniz, cevabım mükemmeldir, hem dünya için, hem Türkiye için. Gelecek çok şaşırtıcı olabilir. Bilgisayar bağımlılığını abartılı buluyorum. Algoritmalarla yetişmiş hekimliği abartılı buluyorum. İyi insan olamayan kanımca iyi hekim olamaz. İyi uzmanlık ta öyle batır çıkar, kısa süreli eğitimlerle sağlanamaz. Nöroşirürjiye gelince insanı doğada değerli kılan en farklı organı inceleme üzerine kurulmuş bir disiplindir. Öyle kolay yöntemlerle öğrencileri iyi nöroşirürjiyen yapacak bir eğitim metodu bildiğim kadarıyla keşfedilmemiştir.
-Son olarak eklemek istediğiniz şeyler varsa onları alalım…
Var. Ben Türkiye’de genç hekim neslini önemli ve değerli buluyorum. Hep bu piyasa ekonomisinin bize telkin ettiği marka ve tüketim sevdasıyla yaşam sürdürülmez. Biz insanız. Biz hekimiz. Sonra uzmanız. Sonra vesaire, vesaire. Bugünün marka ve firma dünyasında Türkiye iyi örneklerle iyi pozisyonlar kapabilir. Ben Türkiye’nin yakın gelecekte Nobel çıkaracağına inanmak isterdim ama Türkiye düzgün yatırımlarla bilimde iddia sahibi olabilir ve lider ülke konumunu alabilir.
Teşekkürlerimle,
Yücel Kanpolat

yazar Murat Turgay Sezgin , Ağustos 23, 2008
öncelikle kıymetli zamanını ayırıp bizimlere görüşlerini paylaşan sayın hocamız Prof.Dr. Yücel Kanpolat'a ve tabii ki buna aracılık eden beyazonluk.com a teşekkür ederim.tus a çok yakın bir süre kala böyle bir girişimde bulunmak yeni asistan adaylarımıza,başta ben olmak üzere
bütün nöroşirürji düşünen arkadaşlara bi ışık olduğunu düşünüyorum. 5.sınıftayken aldığım stajda farkettim ki-sayın hocamızın söylediği gibi-nöroşirüji gerçekten tıbbın elit branşı ve aynı zamanda en çok emek isteyen branşı.ve aynı zamanda farkettim ki bu bölüm daha çok 6 yıllık zorlu tıp eğitimini bitirdikten sonra mesleğinde de kendinin tatmin etmek isteyen arkadaşlar tarafından tercih ediliyor.ne diyebilirim ki umarım biz bütün gönüllüler ülkemiz için iyi birer nöroşirürjiyen olur ve aynı zamanda istediğimiz tatmin duygusunu yakalamış oluruz. Saygılarımla... yazar isimsiz , Kasım 19, 2008
bende büyüyünce doktor olmak istiyorum.çok küçükte değilim ama daha büyümem gerekiyor.ben beyin cerrahı olmak istiyorum ve yazdığın şey çok güzel olmuş...
yazar Şeyma , Şubat 05, 2009
Ben lise 1e gidiyorum alan seçimi için kararsızım beyin cerrahı olmak istiyorum ve sayısala geçmem gerekiyor.Çevremdekiler sayısalın ve tıpın çok zor oldugunu söylüyorlar ve içim kararıyor.Hedefime ulaşamycagım için korkuyorum.Bu konuda beni bilgilendirirseniz sevinrm.
yazar ELİF NUR CODUR , Şubat 15, 2009
GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL OLMUŞ ÇOK TEŞEKKÜRLER BEN DE BÜYÜYÜNCE BEYİN CERRAHI OLMAK İSTİYORUM BUNLAR HAKKKINDA BİLGİ DE BENİM İŞİME ÇOK YARADI...
yazar merwee , Şubat 25, 2009
ben beyin cerrahiyi çok istiorum inş.ilerde bende hedeflerime ulaşırım bu röportajı paylaştığınız içn tşk. ederimmm((merfhwe))
) yazar hülya , Temmuz 04, 2009
bende ilerde beyin cerrahı olmk istiyorum hatta bu en büyük arzum ama bunun çok zor bişey oldunu sölüyolar bunun farkındayım bazen ümitsizliğe düşüyorum ama bu arada daha 13 yaşındayım ama çok kararlıyım bende ank da oturuyorum annemlere bni ank da bi hastaneye götürmelerini istiyorum ama tabiki götürmüyorlar bunu istememin nedeni ordaki hastanede bir beyin cerrahıyla tanışmak istiyorum bunun bana büyük katkısı olacağını düşünüyorum gerçek bir beyin cerrahıyla tanışmayı çok istiyorum ama izin yok sizce beyin cerrahı olabilmek için ne yapabilirim önerilerinizi bekliyorum
yazar okan barış zayim , Temmuz 06, 2009
sınava 1 senem var ve küçüklük hayalim beyin cerrahı olmak.Sürekli araştırmama rağmen yeterli bilgilere ulaşamadım ama sayenizde artık beyin cerrahı kafamdan çıkmıyor. çok teşkkür edeirm
yazar hülya , Temmuz 13, 2009
peki nası gidipte konuşcam bide şunu düşünüyorum hastaneye gidersem uraşıpta ama beyin cerrahı bni görmek istemezse çok büyük hayal kırırklına urarm
yazar Seçkin , Ağustos 30, 2009
Ben bir beyin, omurilik ve sinir cerrahıyım. Arkadaşlar hevesinizi kırmayayım fakat çocuk oyuncağı bir uzmanlık alanı değil nöroşurirji. dün girdiğim ameliyat tam 6 buçuk saat sürdü.ayrıca 24-25 yaşındayım hala okuyorum ve kendimi yetersiz hissediyorum. ilk önce siz bir fen lisesi veya aöl lisesi kazanın ve kendinizi geliştirin. başarılar
yazar ahmet , Kasım 01, 2009
Tıp fakültesini bu sene kazandım. Sınava hazırlanana arkadaşlar sakın ümitsizliğe düşmeyin. Eğer gerçekten hekim olmayı, insanları sağlıklarına kavuşturmaya çalışmayı istiyorsanız hiç bir zorluktan korkmayın ve hayallerinizin peşinden gidin. Hiç bir şeyi elde etmek, başarılı olmak kolay değildir. Önemli olan da zoru başarmaktır. Gerçekten istiyorsanız hayallerinizin peşinde koşmaktan yorulmayın sakın. Hepinize başarılar diliyorum. Sizleri de bu camiada görmekten mutluluk duyarız..
yazar ceren , Şubat 20, 2010
beyin cerrahlığı çok güzel bir meslek ben bunu hedef yaptım ve olucağıma inanıyorummm
yazar hatice , Mart 02, 2010
cerrah olmak en büyük hayalim bu meslek mühteşem. umarım cerrah olmak isteyen herkes cerrah olur...
yazar evrenos , Mart 05, 2010
umarım olmaz, sadece istemekle olmuyor, çok çalışmak, sabır, onca haksızlığa göğüs gerebilme, zor zamanlarda iradene hakim olabilme, mantığının iyi çalışması, kendine güvenme ama tedbirli olma yetilerine sahip insanlar cerrah olmalı bence....
ege üniversitesi tıp fakültesi 2. sınıf öğrencisi bir cerrah adayı...
yazar evrenos , Mart 05, 2010
tıp eğitimine girebilirseniz ve hala aynı hedefte ilerlemekte kararlı olursanız çevrenizdeki insanların bu özelliklerden ne kadar da farklı özelliklere sahip olabildiklerini görüp yazdığıma alınmayacak ve anlayacaksınız....
yazar Hande , Mart 11, 2010
Öncelikle bu değerli bilgiler için Prof. Yücel Kanpolat'a teşekkür ediyorum.
Henüz ilköğretim 8. sınıftayım. Fakat kendimi bildim bileli doktor olacağımı söylüyorum. Son 2 senedir ise Nöroşirürjiyen olmak istediğimi farkettim. Çok hırslı ve idealist bir yapım olduğunu (hatta biraz fazla olduğu için rehberlik servisi ile çok görüşme yaptım
) bildiğimden zoru seçtim. İnanıyorum ki iyi bir üniversiteden başarılı bir cerrah olarak çıkacağım. Verdiğiniz bilgiler bu işi ne olursa olsun istediğimi farketmeme sebep oldu. Teşekkürler. yazar Cüneyt Temiz , Nisan 05, 2010
Değerli gençler,
Tıp da beyin ve sinir cerrahisi de çok zordur. Ama eğer, karısını, kocasını, çocuğunu ölümden çekip aldığınız bir hasta yakınının gözlerindeki minnettarlık, saygı ve takdir duygularını bir kez görürseniz, nöroşirürji virüsü bir daha kanınızdan çıkmaz. Yücel hocam güzel söylemiş; çıkarların peşinde olmaktan çok, ideallerin peşinde olan insanlar gerek ülkemize. Eğer böyle bir insansanız; zorluklardan, parasızlıktan, olanaksızlıktan korkmayın, gelin aramıza. Tarihe bakarsanız hem ülkemiz hem de insanlık böyle insanların gayretiyle yükselmiştir her zaman!
Saygı ve sevgilerimle
Doç. Dr. Cüneyt Temiz
Celal Bayar Ü. Tıp F.
Beyin ve Sinir Cerrahisi A.D.
Manisa
yazar diyar , Ağustos 27, 2010
ben de beyin cerrahı olmak çok istiyorum bu benim küçüklüğümden beri idealım..bunun için gece gündüz çaliştim..çalişacağimda çünkü yaşım daha küçük bu sene lise bir doktor olmak için fen lisesi dediler uyumadan çaliştim bu sene fen lisesini kazandım..ne gerekiyorsa yapacağim ben hayatımı bu mesleğe adayabilirim...ropörtaj için teşekkur ederim

