Tıpta hangi uzmanlık? Yazı dizimizin ikinci bölümü ile karşınızdayız. Gördüğümüz kadarı ile ilk yazımı güzel ve yapıcı yorumlar aldı. Bu yorumlardan da yola çıkarak bu ikinci bölümü hazırlamamızın şart olduğunu düşündük. İlk yazımıza göz atarsanız, özelikle istenen bazı bölüm tanıtımları ile birlikte uzmanlıkla anlatımlarımızı genişletiyoruz. Ümidimiz bu yazımızın da ilginizi çekmesi.
Psikiyatri: Psikiyatri günümüzde oldukça popüler olan ve ilerde çok daha fazla popüler olması neredeyse kesin olan bir branş. Eskiden psikiyatri hastalarına kötü gözle bakılırken, artık toplumumuzdaki entelektüel seviyenin ve bilincin artması ile birlikte oldukça ihtiyaç duyulan bir uzmanlık haline geldi. Gün geçtikçe psikiyatri poliklinikleri önündeki sıraların uzadığını görmeniz mümkün. Bu şu anlama geliyor, eğer uzmanlık olarak psikiyatri düşünüyorsanız, ilerde hasta bulamama gibi bir ihtimaliniz yok. Buna paralel olarak psikiyatristler oldukça yüksek gelirler elde edebiliyorlar.
Asistanlığına bakacak olursak, genel anlamda sözel iletişime dayalı olduğundan, ve aslında konu itibari ile dar olduğundan, gerekli olan uzmanlık bilgisini en fazla 6 ay içerisinde öğreniyorsunuz. Fakat bundan sonra iki şey önem kazanıyor: Kendinizi konu ne kadar dar olsa da geliştirmeniz gerektiği ve tecrübe kazanmanız gerektiği. Bu tecrübe kazanma sürecinde yeteri kadar hasta göreceğiniz de kesin. Bu açıdan vaka eksiğiniz olması çok muhtemel değil.
Psikiyatrinin zorluğu herkesin yapamayacağı bir iş olmasından kaynaklanıyor. İlk olarak iyi bir dinleyici olmanız şart, gelen hastaları dinleyip, sorunlarının odağını öğrenmeniz şart. Sabırla yapılması şart olan bir bölüm. Ayrıca hastalarınız ile kuracağınız bağ da çok önemli, zira bir hasta size ilk defa gelmiş olsa da büyük ihtimal ömür boyu sizin hastanız olacak. Dışardan görülen psikiyatrinin oldukça rahat bir branş olduğu yönünde, sonuçta bütün gün koltuğunuzda oturup, dinliyor, tanı koyuyor ve ilaç yazıyorsunuz. Ayrıca nöbet sayınız az olmakla birlikte, eğer rotasyon yapmıyorsanız, nöbetlerinizde pijamalarınızı giyerek sabahı bekliyorsunuz. Para olarak da oldukça tatmin edici. Uzmanlığınızı aldıktan sonra gerçekten güzel paralar kazanabiliyorsunuz.
Fakat burada bir önemli not eklemek istiyoruz, psikiyatri stajı almamış bir öğrenci iseniz, staj sırasında gerçekten beklediğinizden farklı bir branş bulacaksınız. Çünkü uğraştığınız şey çok gizemli bir organ: Beyin. Daha yeni yeni keşfedilmeye çalışılan bir organın yapısal bozuklukluğu olmadan doğan hastalıkları ile uğraşacaksınız. Ayrıca fark edeceğiniz diğer şey de, şu an olmasanız bile sizde de psikiyatrik bir bozukluk olması mümkün.Demek istediğimiz, bugün doktorken, yarın hasta pozisyonuna gelebilirsiniz.
Psikiyatri hastaları büyük oranda çok kırılgan insanlar, etraflarında kendilerini anlayacak kimsenin olmadığı kişiler. Ve bu kişiler çare bulmak üzere size geliyor, en derin duygularını size anlatıyor, ve sizden yardım istiyorlar. Bu yüzden sorumluluğunuz gerçekten çok fazla. Bu konuyu önemle vurgulamak istiyoruz.Ayrıca gerçekten suistimale açık bir branş, ağzınızdan çıkacak bir iki kelime ile bir insanı hayatı boyunca yanlış etiketleme ihtimaliniz var.
Her ne kadar dışardan kolay görünse de, içine daldığınızda size çok sorumluluk yükleyecek bir branş.
TUS puanı olarak da son yıllardaki gözde branşlardan biri olması sebebiyle yüksek yerlerde. Psikiyatri tercihi için eğer şanslı değilseniz en az 64-65 gibi puan almanız şart.
Sonuç: Kolay, parası iyi, nöbeti az ve rahat, TUS puanı olarak orta-üst seviyelerde bir branş.
Çocuk Psikiyatrisi: Psikiyatri ne kadar popüler ise de her ne kadar geleceğin uzmanlığı ise de ondan bir adım ötede olan bir bölüm var: Çocuk Psikiyatrisi. Psikiyatri için söylediğimiz her şey bu bölüm için de geçerli. Fakat bazı artılar mevcut. Bir kere uğraştığınız hastalar yetişkin değil çocuklar. Yani bırakın derdini anlatmayı, çoğu zaman düzgün cümle bile kuramayan küçükler. Sorumluluk açısından, uygulayacağınız yanlış bir yöntem ile bir çocuğun tüm hayatını etkilemeniz olası. Bununla birlikte çocukların zor bulmacalar olmalarının yanında, genelde sorunlarına ulaşabilmek için tecrübeleriniz sonrası belirli bir yol bulacağınıza ve bu yolla hastalarınızın çok büyük çoğunluğuna derman olabileceğinize inanıyoruz. Bu açıdan bir rahatlık teşkil etmekte. Kalan hastalarda ise, asıl maharetinizi konuşturmanız ve kendinizi oldukça geliştirmeniz gerekebilir.
Her ne kadar anne-babalar kendileri için pek doktora gitmeseler veya kendi dertlerini erteleseler de, çocukları için hiçbir şekilde bu ertelemeyi yapmıyorlar. Ülkemizdeki çocuk psikiyatrist sayısı da çok az olduğundan, şu an uzmanlar gerçekten altından öte, elmas değerindeler. Bir elin parmaklarını geçmeyen uzman sayısı şu an için gerçekten yetersiz, ve doğal olarak yeni uzmanlar yetiştirme amacı ile yeni bölümler açılmakta. Haliyle asistanlık kadroları da çok az olduğundan TUS puanları olarak en üst seviyedeki puanları oluşturmaktalar. Geçtiğimiz eylül 2008 TUS’undaki birkaç kadro da halen yetersiz. İlerde daha fazla kadro ile artan sayı da yeterli gelmeyecektir. Çok samimi olarak bu uzmanlığı seçmek için en doğru zaman olduğunu düşünüyoruz.
Kazanç olarak da, bir çocuk psikiyatrisi uzmanının yanına başka hiçbir uzmanlığın erişemeyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Zira özellikle entelektüel seviyesi yüksek bölgelerde çalışan uzmanlar gerçekten para sayma makineları ile dolaşmak zorundalar.
Sonuç: Kolay,nöbet sayısı değişken, parası çok çok fazla, TUS puanı olarak en üst seviyede.
Radyoloji: Radyoloji üzerinde çok spekülasyonlar yapılan bir bölüm. Bu spekülasyonların temeli ilerde radyolojinin bu kadar popüler olmayacağı yönünde. Açıkçası bu söylemlere sadece gülebilirsiniz. Hastalar ve görüntüleme yöntemleri var olduğu sürece, radyolojiye de her zaman ihtiyaç olacaktır. Ülkemizde radyoloji uzman sayısının da çok yetersiz olduğu kesin. Buna en güzel kanıt olarak sağlık bakanlığının özellikle doğu ve g.doğu bölgelerindeki radyolog açığını hafifletebilmek amacıyla, çok yakında devreye alacağı fiber optik teknoloji ile uzaktan görüntüleri yorumlama projesini gösterebiliriz. Eğer ki yeterince radyolog olsaydı, sağlık bakanlığı neden böyle bir projeye baş vuruyor olurdu ki?
Bizler radyolojinin ilerde de değerinden hiçbir şey kaybetmeyeceğine inanıyoruz. Ortaya atılan “Kardiyoloji anjiyografi yapıyor, bakın bu ile görüntülemenin radyologların elinden gittiğine dair kanıttır” gibi söylemlere aldırış bile etmiyoruz. Radyoloji bünyesinde BT,MR,direk grafi gibi muazzam tecrübe gerektiren görüntülemeleri barındıran bir bölüm. Bir radyolog ile bir beyin cerrahını aynı grafiyi okurken gözlemleyin. Demek istediğimizi çok daha iyi anlayacaksınız. Hatta yeni görüntüleme yöntemleri ve yeni teknolojiler nedeniyle ilerde radyolojinin yan dallar şeklinde ayrılması bile olası. Belki 5 yıl değil ama 10 yıl sonra.
Radyoloji asistanlığı nispeten rahat bir şekilde geçiyor. Geceleri uyuyamayabilirsiniz, fakat en azından koşturmaktan ziyade masa başında grafi inceleyeceksiniz. Radyologların, diğer doktorlardan 1 ay daha fazla izin yaptıklarını da belirtelim. Aldıkları düşünülen radyasyon yüzünden böyle bir hakları mevcut. Burada dipnot olarak, çekimleri doktorların değil, teknisyenlerin yaptıklarını, bu yüzden de bu radyasyon miktarının sizin için çok düşün olduğunu ekleyelim.
Tabii ki her branşta tecrübe çok çok önemli, fakat bu radyoloji gibi bazı bölümlerde, vasat ile iyiyi ayırt etmesi bakımından çok daha önemli. İyi bir radyolog sadece tecrübe ile olunabiliyor.Önemle belirtiriz.
Radyoloji para açısından da tatmin edici bir branş. Kendinizi iyi geliştirdi ve yenilikleri yakından takip ettiyseniz aranan insan olacağınız kesin. TUS puanları geniş bir tabanda olmakla birlikte 61-62 yerine göre 68-69 lar hedefiniz olmalı.
Sonuç: Kolay,nöbet sayısı değişken fakat nispeten rahat, para olarak iyi, TUS puanı olarak orta ve üst bir bölüm.
Göz Hastalıkları: Göz hastalıkları kaba bir tabirle bir hastanenin döner sermayesinin temeli olan branşlardan biridir. Poliklinikleri hasta dolup taşar, insanlar sırada birbiriyle kavga ederler. Bu daha en baştan göz hastalıklarının çok yoğun olduğunu anlatmak için belirtmemiz gereken bir husus.
Göz hastalıkları, içerisinde çok fazla çeşit barındıran bir branş. Spesifik cerrahiden, sadece poliklinik işletmeye, suya sabuna dokunmadan gözlük satmaya kadar her türlü yöne yönelebileceğiniz bir bölüm. Teknolojiyi seviyorsanız, en yeni teknolojilerin kullanıldığı bir branş. Gerçekten çok farklı zevklere hitap edebilir.
Nöbetlerinin çok rahat olduğunu söylemek istiyoruz, zira genelde başlangıç nöbet sayısı 6’dan fazla değil ve bu nöbetlerde rahat bir uyku çekeceğiniz kesin. Çoğu yerde 2-4 arası nöbet bile yeterli olabiliyor. Gündüzün yoğun polikliniklerinden sonra geceleri rahatça dinlenebilirsiniz.
Parasal açıdan düşündüğümüzde göz uzmanları doktorlar arasında en fazla para kazanan gruplardan birini oluşturuyor. Bu açıdan rahat olabilirsiniz. Fakat tüm bu güzelliklerinden sonra TUS puanı olarak üst seviyede olduğunu da tahmin edersiniz. 65’ten aşağı bir puanla göz asistanlığına girerseniz gerçekten şanslısınız demektir.
Göz kabaca baktığımızda konu olarak fakülte yıllarında pek de üzerinde durulmayan spesifik bir branş. Bu yüzden ilk zamanlarda biraz zorlanabilmekle birlikte bilginiz arttıkça konuların çok zevkli geleceğine emin olabilirsiniz. Bunun yanında yeniliklere çok açık bir branş olduğundan ötürü, sürekli olarak teknolojiyi takip etmelisiniz.
Sonuç: Kolay, nöbetleri süper rahat, parası çok, TUS puanı üst seviyede bir branş.
2. yazıyı biraz kısa tuttuk. Nedeni ise, okunmasının daha rahat olmasını istememiz. 3. bölümü de çok kısa bir süre sonra yayınlayacağız. Umarız ki okurken keyif almışsınızdır. Yorumlarınızı lütfen eksik etmeyiniz.

yazar sevinç , Kasım 09, 2008
Ben onkoloji düşünüyorum,ancak henüz böyle bir karar vermek için oldukça erken henüz 2. sınıfım, 3. yazınızda onkolojiye de yer verirseniz çok sevinirim, ayrıca elinize sağlık gerçekten çok bilgilendirci bir yazı dizisi.
yazar voyager , Şubat 09, 2009
sayın Koray bey, öncelikle epimizin aslında merak ettiğini fakat pekte net bilgilendirme yazıları bulamadığını belirtmek isterim.Bu emeğinizden dolayı teşekkür ederim.Sizden ricam KBB hakkındada 3. bölümde bir yer ayırmanız.saygılarımla..
yazar sefaaa , Şubat 10, 2009
bilgiler çok ama çok değerli. emeği geçen herkese teşekkürler...
FTR hakkındaki yazıyı 4gözle bekliyorum...
yazar canan uysal , Nisan 05, 2009
merhabalar koray bey,
yazdıklarınızı okurken inanılmaz keyif aldım, ve inanıyorum ki bölüm seçme aşamasında olan arkadaşlarımıza gerçekten faydalı olabilecek bir yazı dizisi... yanlız türkiyede bayan üroloğun olmadığı ve bayanların tercih etmediği konusunda emin misiniz???
yazar canan , Nisan 05, 2009
merhaba koray bey,
haklısınız üroloji uzmanı bayan ne yazıkki yok. ama bence ürolojinin bayan hastalarının populasyonunu düşünecek olursak olması gerektiğinden yanayım. umarım türkiyede ürologların sadece erkekler olması gerektiği düşüncesini yıkar, bayan ürologlarıda iş başında görürüz...
yazar mustafa kaygısız , Nisan 23, 2009
şu an için bayan üroloji asistanlarının devlet hastanelerinde yerini alması zor gibi görünüyor. ama üniversite hastanelerinde özeellikle de female üroloji açısından aktif olan üniversite hastanelerinde yer alabilirler kanısındayım. üroloji düşünen bayan hekimler akademik kariyere yönlenmek zorunda gibi görünüyor. çünkü ülkemizin şu anki koşullarına bakacak olursak uzmanlık sonrası taşrada bayan ürologların pek iş yapamayacağını düşünüyorum.
yazar mehmet aslan , Nisan 26, 2009
oncelıkle yazınız ıcın tesekkurler ben su sıralar uzmanlıgıma karar vermek uzereyım ve bu bılgıler benım ıcın cok yararlı oldu ve galıba psikiyatrıyı secıcem tekrar tesekkurler
yazar ahss , Mayıs 02, 2009
merhaba..ben göz hastalıkları tercih etmeyi düşünüyorum..puanımda çok iyi eğitim alacağım hastanelere yetmekte..fikir almak için konuştuğum bir göz doktoru istanbulda dünya göz gibi hastanelerin doktor maaşını çok düşük tuttuklarının,göz doktorlarının haketmediği ücretlere çalışmak zorunda olduklarını söyledi..yani emeğin boşa gider göz yazmaya getirdi..göz kolay olmayan bir bölüm,hem kazanması zor,hem asistanlığı,insan karşılığını almak istiyor..siz ne düşünüyorsunuz,teknoloji geliştikçe göz doktorlarının aldığı ücretler hep böyle düşme mi gösterir?
yazar cem , Mart 28, 2010
uzmanlık konusundaki rehberlik yazılarına çok ihtiyacımız var,bu tür yazılar çok az.emeğiniz için teşekkürler.sürekli sizden ve yardım edebilecek farklı kişilerden tus rehberlik yazıları bekliyoruz.tekrar teşekkürler.
yazar ulas camsari , Nisan 01, 2010
amerikada psikiyatri ihtisasi yapan bir hekim olarak daha fazla bilgi isteyen arkadaslarim ve ABD de tipta uzmanlikla ilgilenen hekim adayi arkadaslarim icin bir sitemiz var. Burda duyurmaktan cekinmiyorum izin verirseniz. http://www.usmer.org ya da http://usmle.ulascamsari.com
Yazilar bilgiler icin tesekkurler.

